Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri’ne mesaj bırakabilmek için lütfen sağ taraftan giriş yapınız.
  1. Resulullah sav. Buyrudu ki
    “Biz Peygamberler insanlarla akılları miktarınca konuşmakla emrolunduk.”
    Resulullah’ın naibi, onun yolunu anlatan Mürşidi Kamiller ra tasavvuf yolu ile
    1- Cenabı Hakk’a İSTİKAMETİ
    2- Mahlukatta MUSTAGNİ OLMAYI (yani insanları gözünde büyütüp riyaya düşmelerine mani olurlar)

    Dün akşam sohbetinde Seydamız ks Mürşidimiz Şeyh HAMİD ABBASİ ks. Buyudu ki:

    “HÂL EHLİ OLMAYA ÇALIŞMAK BİZİM İÇİN ALDIĞIMIZ NEFESTEN DAHA ÖNEMLİ OLMALIDIR.”

    “Öyle haberler duyuyorum ki, bazen sabaha kadar uyuyamıyorum.”
    ………………………………………

    Ey sofi BEN ne yapıyorum?
    Allah’ım cc bizi affet, bizi adam et. Bizi hakiki sofi eyle . Amin

  2. “Kad efleha men tezekkâ “ A’la Suresi 14. ayet

    “KİM NEFSİNİ TEZKİYE ETTİ, TEMİZE ÇIKARDI, FELAHA, KURTULUŞA ERMİŞ OLUR”

    Seyda’mız ks. şöyle buyurdu :
    “Aziz kardeşim hem şeriatı öğren, hem tasavvufu yaşa. Hakikat budur.”
    …………….
    İlim bizatihi hadi değildir. Vahye muhtaçtır. Yüce Allah cc tarafından insana lütuf ve ihsanıyla bahşedilen AKIL bir mevhibeyi rabbanidir.

    Her akıl sahibi, risalet ve nübüvvet nurunun aydınlığından istifade ettiği sürece hakikati bulur, hakikati görür.

    İSLAMİYET; hak ve hakikat bilgisi, saadet ve selamet yolu, huzur ve beka duygusudur.

    Gerçek manada TASAVVUF, Yüce ve Mukaddes Kitabımız KUR’AN-I KERİME TAM BAĞLILIKTIR.

    Allah’ın cc razı olduğu, beğendiği, doğumdan ölümüne kadar beşerin, insanlığın muhtaç olduğu nizamı bize bildiren TEBLİĞ EDEN, bizatihi yaşayıp TATBİK EDEN, AÇIKLAYAN, en güzel örnek

    Hatemül Enbiya Hz. MUHAMMED MUSTAFA S.A.V. Efendimize ittiba yani tam bağlılık
    “hali ile kaali ile” İslamı yaşamaktır.

    Tasavvuf ; risalet ve nübüvvetle başlamıştır.

    SIRATI MÜSTAKİM; dosdoğru yol, İslamiyet’in gayesinin usulü, metodudur. Usulsüz vusül olmaz.

    Vasıl olmayışımız usulsüzlüğümüzdendir. Nazari ve Ameli cihetten eksikliğimizdendir.

    İmamı Azam FIKIH ı şöyle tarif ediyor : FIKIH;Nefsin kendi lehine ve aleyhine olanı bilmesidir.

    TASAVVUF, nefsin teskiyesi, kötülüklerden korunmasıdır.

    Fıkıh ve Tasavvuf birbirinin tamamlayıcısıdır. Ayrılmazlar.
    ………………..

    Kişi bilmediğinin düşmanıdır. Bugün büyük bir fitne, heva ve hevesiyle konuşan, bilmediği ehil olmadığı halde kendisini alim sanan cahiller tv lerde zehir kusuyor.Kafamızı kalbimizi bulandırıyor.
    …………………….

    “İMANIMIZI KORUMAK İÇİN , HAKİKATE, KİTAB VE SÜNNETE YAPIŞMALIYIZ.”

    Hakikati, söyleyen ve yaşayan Seyda’mıza ks tavsiyelerine uyalım. Birbirimize dua edelim.İnşaallah

  3. Ahir zamandayiz sen hala abdestsiz geziyorsun.
    Seytan aleyhi lana delirmis görmüyorsun?
    Allahtan baska bir kale yok, nereye gidiyosun?
    Seyh hamid k.s ‘ye gel ki,seni de kalenin icine alsin!

    Allah cellu ala pirimizim her daim yaninda olsun..

  4. BİSMİLLAHİ MAŞAALLAH VELA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH

    “SONSUZ BİR İZZETE SAHİP OLMAK İSTİYORSA
    SONU OLAN BİR ŞEYDEN İZZET İSTEME “

    Seyda’mız ks. bu akşam ki sohbetinde ,
    Kulluk adabında bir sofinin dikkat etmesi gereken haller konusunda

    SOFİLER İÇİN ÇOK KIYMETLİ ÖNEMLİ BİR KİTAP

    “ HİKEM-İ ATAİ “
    (Hikmetler ve İzahı) Ataullah İskender ks.

    Mubarek sözlerinden bahsetti. Okumamızı ve istifade etmemizi buyurdu.

    Yüce ve Mukaddes Kitabımız Kur’anı Kerim de m(ankebut S. 69 )

    “ BİZİM YOLUMUZDA MÜCADELE EDENLERE ELBETTE YOLUMUZU GÖSTERİRİZ. ŞÜPHESİZ ALLAH İHSAN SAHİPLERİYLE BERABERDİR.”

    Şeyh Ebul Şazeli (ra) şöyle anlatır.

    Ben bir arkadaşımla beraber bir mağarada Allah’a ibadet ediyor ve “ ha bugün, ha bu Cuma Allah bize bir futuhat verebilir “diye temenni ediyorduk.
    Bir gün mağaranın kapısında nur yüzlü bir adam belirerek bize selam verdi. Selamını aldık ve halini sorduk. Bize şöyle dedi:

    “Ha bugün, ha yarın bize keşif olabilir.” diyen adamın hali nasıl olur?

    Ne fütuhat, ne de kurtuluş için değil, Allah’a emrolunduğumuz şekilde (maksatsız ve sırf ona kulluk için) ibadet etsek ya”, dedi ve kayboldu.

    Biz de hatamızı anlayıp, nefsimizi kınadık ve bir müddet sonra fetih oldu.

    Gavs Abdulhakim Hüseyni ks.

    “Başlangıçta ihlas ile gelenlerin sonu güzel oluyor. Bir maksatla gelenlerin ise çoğunun iflah olmadığını görüyoruz.” Buyurmuştur.
    ……….

    Rabbim cc Sadatlara hakiki sofi olmayı hepimize nasip etsin. İnşaallah.

  5. “ MÜŞAHADE “
    -Görmek, gözlemek, yorumlamak –

    Herkes idrak seviyesine göre, idrakine hakim ölçü ve prensiplere göre müşahede eder.

    Yüce dinimiz İslam da, bu konuya önem verilmiştir.
    MÜŞAHEDE; aklen, ilmen, aynen, hakken bilmek gibi derinlik ifade eder.
    Azim ile Cehd ve gayret ile , Aşk ile derinleşmeli.

    Her şey “”O “ nu cc.
    ALLAH cc esmasının (isim, fiil ve sıfatlarının)tecellisini ifade ediyor, zikrediyor.

    İnsan idraki bunun muhatabı.
    Müşahede bunu bilmek ve görmektir.

    İMAN ; Allah’ın cc varlığına , birliğine, bütün esmaları ile mutlak olduğuna inanmaktır.

    SELAM OLSUN, YOLDA OLANLARA…
    Allahın rızasına koşanlara…

  6. “hüsn-ü zan”

    İftira edip yanılmaktan, itimat edip yanılmak iyidir.

    “ İtimat !”

    En güzel amel, ibadet, kulluğunun güzelliği.

    Başkalarının kusurlarına takılırsan,
    şeytan seni meşgul eder.

    Sen deveni (NEFSİNİ) gütmezsen,
    deven seni güder.

    ŞUUR KARARIRSA, KUSUR ARTAR.

    Yüce ve Mukaddes Kitabımız da:

    “rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ “

    ‘Rabbimiz, (Sana itaat etmeye çalışırken)
    eğer unuttuk veya kastımız olmadan bir yanlış yaptıysak,
    bundan dolayı bizi sorguya çekme!

    Bakara S. 286

Mesaj birakma kapali..

Bir Cevap Yazın