Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri’ne mesaj bırakabilmek için lütfen sağ taraftan giriş yapınız.
  1. ACZİNİ BİLMEYENE ENİNDE SONUNDA BİLDİRİLİYOR

    “Bir serçe bir kartalı
    Salladı vurdu yere
    Yalan değil gerçektir
    Ben de gördüm tozunu!”
    Yunuz

    Kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz.

    Rivayet edilir ki, Halife Mansur minberde hutbe irat ederken burnuna bir sinek konar. Halife, cemaatin huzurunda ellerini hareket ettirmek istemez. Sineği kovmak için başını sallar. Fakat burnundan uçan sinek, bu sefer gözüne konar. Mansur başını salladıkça uçup konmalar devam eder. Sonunda dayanamaz ve elini kullanarak sineği uzaklaştırmak zorunda kalır.

    Minberden indiğinde kızgınlıkla Amr b. Ubeyd’e “Allah sineği ne için yaratmış acaba?” diye söylenir. Amr, bir medenî cesaret örneği gösterir ve, “Zorbaların burnunu sürtmek için” diye cevap verir. Mansur, şaşkınlıkla “Niçin böyle söylüyorsun?” diye sorar. Amr, görüşünü bir âyete dayandırır:

    “Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de, kendinden bir şey istenilen de, kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz!..” (Hacc, 73)

    Cumanız mübarek olsun.

  2. Muhammedün beşerün ve leyse kel-beşer Bel hüve yâkûtetün ven-nâsü kel-hacer

    (Muhammed sav. elbette beşerdir, ama sıradan bir beşer gibi değildir.
    Belki taşlar arasında yakut ne ise, insanlar arasında Muhammed sav. de odur.)

    Kaside-i bürde

  3. SENİ BANA SEVDİREN, BANA DA SENİ SEVDİREN ALLAH’A cc
    MİLYARLARCA HAMDÜ SENALAR OLSUN…
    …..
    Seyda’mızın ks. mevlit gecesi yaptığı sohbetten paylaşmak istiyorum…

    Bu gece çok MUAZZAM BİR GECE…
    Bütün Peygamberlerin asm. duası, müjdesi, Hz. Hatice r.a annemizin rüyası,
    PEYGAMBERİMİZ MUHAMMED MUSTAFA S.A.V. ALEMLERE TEŞRİF ETTİ…

    Ali İmran S. 31. Ayette Allah cc buyuruyor ki:

    (Habîbim) de ki:
    «Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve
    suçlarınızı örtsün. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir».

    Biz O’nu övmekten aciziz. O’nun sözleri ile ŞEREF KAZANIYORUZ.
    Mazlumların, mağdurların, herkesin beklediği şefaatçimiz “ Peygamberimiz”
    S.A.V.

    “Şefaat Vacip değildir, CAİZDİR. Günahlara dalmak gaflettir.”

    Sizler yeryüzünün gelmiş en hayırlı ümmetisiniz.
    Ahiret hayatınızın güzel olmasını istiyorsanız, O’nun sünnetine yapışın.
    “O” sav YAŞAYAN KUR’AN DIR…

    Namaz kılmaktan ayakları şişerdi. O güvenilir di. “MUHAMMEDÜL EMİN”sav. di.
    Yalan söylemez, şakaları bile gerçekti.
    O, insanların en CÖMERTİ idi.
    O’ nun iyiliği herkese dokunurdu.
    Sahabeyi kiram Efendilerimiz O’ na aşıktı.
    O’nun zühtü, tevazusu, cömertliği vefası, EŞSİZ di.
    Hiçbirimiz onun gibi olamayız.
    Ama O’nu seversek, O’na uyarsak inşaalah kurtulanlardan oluruz.
    Tembelliğe , günaha dalmayalım,

    RESULULLAHI S.A.V TANIYALIM, ANLAYALIM, O’ NA UYALIM…
    Hepimiz Allah’ın cc bizi sevmesini istiyoruz.
    Allah’ın rızası olmazsa her şey HİÇ tir, HİÇTEN de HİÇTİR.
    ………
    Allah’ım bize Seyda’mızı ks sevdir,
    tavsiyesine uyan gerçek sofi olanlardan olmayı nasip eyle,
    Resulullahın sav. şefaatına ve Allah’ın rızasına erdir. Amin.

  4. Hikmetler……..
    Yüce ve Şanlı Peygamberimiz sav buyurdu ki:

    “HAYASIZ OLDUKTAN SONRA İSTEDİĞİNİ YAP.”
    ……………….
    Büyük Alim İmam Şâfî ks. buyurdu ki:

    “Cahil, cehaletinden dolayı mazur olsaydı, cehalet ilimden hayırlı olurdu.”
    …………………
    Büyük Alim Hz. İmamı Gazzâlî ks.buyurdu ki:

    “İnsanların pek çoğu ilimden yoksun oldukları için günahkâr ve zalim olurlar.”

    İnsanı helake götüren on şey:
    Cahillik, kibir, ucub, riya, haset, kıskançlık,çok yemek,çok konuşmak, mal sevgisi,makam sevgisi.
    …………………..
    Hacı Bektaş-ı Velî diyor ki:

    “Âdem suretinde olan herkes âdem değildir. Âdem’in âdemliği akıl, hayâ ve ilim iledir
    …………………..
    Muhyiddin İbn Arabi ;
    hayâ ve hayat kelimeleri arasında bir yakınlık kurar.

    “Utanç duygusunu yitirenlerin kalplerinin de öldüğüne dair bir işarettir.

    “kelime”nin Arapça “yara izi” anlamına geldiğini de söyler.

    Ağzımızdan çıkan kelimeler, muhatabımızda iz bırakır, yara açar.

    Zehri, ağırlığı, tesiri vardır.

    Kelam mesnetsiz sarf edilmez, mesuliyeti, vebali ağırdır.

  5. Hikmetler
    İmam-ı Rabbani ks der ki:

    “Bir anı seyyale vücudu münevver,
    milyon sene vücudu ebtere müreccahtır.”

    (doğugan bir an, kısır bir hayattan daha kıymetlidir.)

    Bir zerre ihlaslı amel,
    batmanlarla halis olmayana müreccahtır.

  6. “Allah adaleti,
    hatta adaletten daha fazla olarak ihsanı,
    en güzel davranışı ve
    muhtaç oldukları şeyleri
    yakınlara vermeyi
    EMREDER.

    Hayasızlığı,
    Çirkin işleri,
    Zulüm ve haddi aşmayı
    YASAKLAR.

    Düşünüp tutasınız diye
    size ÖĞÜT VERİR.”
    Nahl 16 / 90

  7. Bir namazım, bir duam, bir de eski seccadem. Hepsi hepsi bu kadar, işte benim sermayem.

    Biz; Ayakları şişene kadar namaz kılan Peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz..

    Ölüden haber gelmiş, diri okur anlamaz.. Sorsan herkes müslüman, ne şükür var ne namaz..

    Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın, Günahın yok sanırken en büyük günahtasın!

    Hiçbir şey namazla bitmez herşey namazla başlar.

    Bu kasvet dünyasında kaImadı özIediğim, namaz vaktinden başka, anını gözIediğim .

    Patiska kefen çürük teneşir işIi kazan.
    Minarede “öIü var!” diye bir acı saIâ..
    Er kişi niyetine saf saf namaz.. Ne aIâ!
    BöyIedir de öIüme kimse inanmaz hâIâ!
    Ne tabutu taşıyan ne de toprağı kazan..

  8. “Bir kimse sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekat (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur.” (İhyâ, I. 336)

  9. Kitabu Uyubi’n Nefsi ve Mudavatuha
    (Nefsin Kusurları ve Bunların Tedavi Yolları)
    (Ebu Abdi’r-Rahman Muhammed İbn el-Hüseyn İbn Musa es-Sülemi)
    ……………………………………………………………………………………………………….
    18- Nefsin kusurlarından biri de ÇOK KONUŞMAKTIR.

    Bu, iki şeyden ileri gelir :

    Ya baş olma sevgisinden.

    İster ki insanlar kendisinin ilmini, konuşmasını görsünler de kendisine saygı göstersinler.

    Ya da sözün, başına neler getireceğini bilmemesinden.

    Tedavisi:

    Her konuştuğu sözden hesaba çekileceğini, her konuştuğunun yazıldığını ve ondan sorumlu tutulacağını bilmesidir.

    Cenabı Allah cc :

    “ Sizin üzerinizde zapt edenler vardır. Onlar şerefli yazıcılardır. “ (İnfitar S. 10-11)

    ve buyurmuştur ki

    “ (İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında hazır bir gözcü olmasın.” (Kaf Suresi 18)

    Peygamber Aleyhisselam da :

    “ Belâ, söze bağlıdır. “

    “İnsanları burunları üstüne ateşe sürükleyen hep dillerinin ürünleri değil midir? “ ,

    “İnsanoğlunun her sözü, aleyhinedir, lehine değil.

    Yalnız iyiliği emir, kötülükten nehiy ve Allah’ı anmak hariç “ buyurmuştur.

    Yüce Allah’ın cc. şu sözünden anlaşılan da budur :

    “ Onların gizli konuştuklarının çoğunda bir hayır yoktur.

    Ancak sadakayı, iyiliği veya halk arasını düzeltmeyi emredenin konuşması hariç “

  10. Mesenviden..

    Eyaz (Ayaz)ın marifeti:
    Bir gün beyleri Gazneli Mahmuta

    “Ayaz denilen bu kölenin ne marifeti var ki sen ona otuz kişinin maaşı kadar maaş ödüyorsun?” dediler.

    Sultan Mahmut bu soruya o anda cevap vermedi.
    Birkaç gün sonra beylerini alarak ava çıktı.

    Yolda bir kervan gördüler. Sultan Mahmut beylerden birine:
    “Git sor bakalım, bu kervan nereden geliyor?” dedi.

    Bey atını sürerek gitti, birkaç dakika içinde geriye döndü.

    “Efendim kervan Rey şehrinden geliyor.” dedi. Sultan Mahmut
    “Peki, nereye gidiyormuş?” diye sorunca bey susup kaldı.

    Bunun üzerine Sultan Mahmut başka birini gönderdi. O da gidip geldi.
    “Efendim, Yemen’e gidiyormuş.” dedi.
    Padişah:
    “Yükü neymiş?” deyince o da sustu kaldı.

    Bu defa padişah başka bir beye:
    “ Sen de git yükünü öğren” dedi.
    Bey gitti geldi.
    “ Her cins mal var, fakat çoğu Rey kâseleri.” dedi.
    Padişah:
    “Peki, kervan ne zaman yola çıkmış?” diye sorunca bey cevap veremedi.

    Padişah böyle tam otuz beyi gönderdi, otuzu da istenen bilgileri tam olarak getiremediler.

    Padişah son olarak Ayaz’ı çağırdı:

    “Ayaz, git bak bakalım, şu kervan nereden geliyor?” dedi.

    Ayaz:
    “Efendim, kervan görünür görünmez sizin merak edeceğinizi tahmin ederek gidip gerekenleri öğrendim.
    Kervan Rey’den gelip Yemen’e gidiyor, yükü şudur, şu kadar at, şu kadar deveden oluşuyor, şu kadar insan var” diye kervan hakkında ayrıntılı bilgi verir.

    Bütün bunları beyler ağzı açık dinliyorlardı.

    Ayaz tek başına 30 beyin edinemediği bilgiyi edinmişti.

    Padişah beylerine döndü:

    “Ayaz’a neden otuz kişinin ücretine denk ücret verdiğimi anladınız mı?
    Görüyorsunuz ki bu bile onun hizmetine karşılık az geliyor.” Dedi.

    Böylece Ayaz’ı çekemeyerek aleyhinde konuşan beyler utanıp yaptıklarına pişman oldular.

  11. Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki:

    ”.Dikkat edin,cesette bir et parçası vardır.
    O iyi olduğu zaman bütün vücut iyi olur.
    O kötü olduğu zaman da bütün vücut kötü olur.
    Dikkat edin o, kalptir.”

    Seyda’mız ks. bu haftaki sohbetinde

    Kalbin en tehlikeli hastalığı
    KİBİR, UCUB konusunu anlattı.

    Önemli bir kitabı bize hatırlattı.

    Bizde bu mübarek sohbeti tekrar dinlemeli ve bu kitabı okumalı ,
    hayatımıza tatbik etmeye çalışmalıyız.

    Allah cc bizi muvaffak eylesin.

    “Kitabu Uyubi’n Nefsi ve Mudavatuha”
    Abdir Rahman Sülemi nin “Nefsin kusurları ve bunların tedavi yolları”

    SOFİ; AYAZ GİBİ OLMALIDIR. (sobette geçiyor,dikkat edelim)

  12. Sınavdan çıkan bir genç kardeşime, paylaştığımı paylaşmak istedim.

    USULSÜZ, VUSÜL OLMAZ…

    Her insan bir cevher taşır.

    Ne olmak, neyi gerçekleştirmek istiyorsun?

    “Kör olan bütün renkleri siyah sanır.”

    Öncelikle sana lazım olan şey; ne aradığını bilmendir.

    Aradığını nerede bulacağını bilmek ve ona göre aramak.

    Her meyvenin bir ağacı vardır.

    Kendi talebini doğru tanırsan, bulman kolay olur.

    Kendini doğru yönet…

    Dünya;
    Zahiri hedeflerimizi belirler. Bir meslek tutmak, yuva kurmak, sosyal,kültürel,ticari, renkli bir dünya kurmak…

    Ahiret;
    Batıni hedeflerimizi belirler. Sağlam bir iman, Salih bir amel, takva ve iyilik sahibi olmak…

    Kafalarımızı billurlaştıralım,
    Hedeflerimizi netleştirelim,
    Gönüllerimizi saflaştıralım,
    Amellerimizi sağlamlaştıralım.

    Cazibesi olan, SEVİLEN, asil insanlar olalım…

    USULÜZ ,VUSÜL OLMAZ…

    Allah’ın cc. Rahmeti,
    Peygamber Efendimizin sav. Şefaatı,
    Sadatların ks , Seyda’mızın k.s. himmeti üzerimize olsun.

  13. Bir ayet:

    “ ŞÜPHESİZ ALLAH, TAKVA SAHİPLERİ İLE İYİLİKTE BULUNANLARLA BERABERDİR. ”
    Nahl S. 128

    Aziz kardeşim,

    Farzlar , haramlar bellidir.

    Bu mübarek günlerde, kendimizi yeniden gözden geçirelim.

    ALLAH cc İLE OLMAK İÇİN

    Takva sahibi olmak ?

    İyilikte bulunan olmak?

    NAMAZ, NAMAZ, NAMAZ…

    TEVAZU, TEVAZU, TEVAZU…

    İNFAK, İNFAK, İNFAK….

    MUHABBET, MUHABBET, MUHABBET…

    Sözü az, ameli çok, ÖZÜ GÜZEL OLMAK,

    Tartışmalardan, siyasetten, dedikodudan, gıybetten, hasetten

    Uzak olmak.

    Allah için sevmek, Allah için kızmak, Allah için vermek, Allah için almak…

    Sadatların ks. SEYDAMIZIN ks. himmeti üzerimize olsun

Mesaj birakma kapali..

Bir Cevap Yazın